Çarşamba, Mayıs 23, 2018
Viski Defterim

Jack Daniel’s Old No7 ile Zamanda Yolculuk

Jack Daniels Old No 7

Bazı viskiler var ki viski üzerine yapılan hemen her sohbette konu bir şekilde onlara gelir. Jack Daniel’s Old No:7’de zannederim her viski sohbetinde bir şekilde adı geçen viskiler arasında ilk sırayı alan markalardan birisidir. Deneyimli viski severlerin, Jack Daniel’s serisi içerisinde ilk tercih ettikleri sunumun Old No7 olduğunu söyleyemem ama bu ikonik şişenin bir şekilde herkesin viski macerasına dokunmuşluğu vardır. Buna rağmen, konu Jack Daniel’s Old No 7 olduğunda yapılan yorumlar bir miktar alışık olduğumuz çizginin dışına çıkabilir kolaylıkla. “Her viski sever başlangıçta bu hatayı yapar” ile başlayan “genç işi viskidir ki nitekim kendisi de gençtir” diye devam eden, bıyık altından gülümsemelerle yapılan yorumlar bir anda alır başını gider.

Geçenlerde market rafında başka viskilere bakarken gözüme ilişti.

O an düşündüm en son ne zaman içtiğimi… Tam 21 sene olmuş…

1994 yılının güneşli ama soğuk bir İzmir öğleden sonrasında, fakülte binasının önündeki çimlerde otururken içmiştim. Kulağımdaki walkman’de Motorhead’den “The Ace of Spades” çalıyordu ve önümde termodinamik notları vardı. O zamanlar benim için bir viskiden öte anlama sahipti. Biraz James Dean, biraz Frank Sinatra ve bolca Lemmy. Doğrusu bu ya, o zamanlar ne tadı ne de kokusu umurumda değildi…

Öğrencilik yıllarıma ait o görüntü bir film şeridi gibi gözümün önünden geçerken elim rafa uzandı ve bir şişe Jack Daniel’s Old No7 aldım…

İşte 21 sene sonra kaleme aldığım Jack Daniels Old No7 tadım notlarım;

Burun: İlk nefesle birlikte Ege Üniversitesi Kimya Mühendisliğinin bahçesine döndüm. Bahçedeki çim kokusu, fakültenin arka tarafındaki üretim tesisinden gelen kostik soda kokusu ile karışarak canlandı burnumda. Sanki uzaktaki büfeden gelen kızarmış tost kokusu da karıştı bu ikiliye.

Damak: Ağzımda 21 senelik bir buruk tad kaldı. Ne güzelmiş o gençlik günleri. Bornova Büyük Park içindeki Sibel kafenin arka bahçesinde geceleyin içilen bir uzun Maltepe ya da babamdan habersizce aşırdığım Silahlı Kuvvetler sigarasının kesif tütün tadı geldi ağzıma. Gece yarısı Bornova kız öğrenci yurdu önünde bir umut beklerken burnuma gelen çam kokusu damakta kendini belli etti. Uzaklarda bir iyot kokusu muhtemelen Kordon’dan geliyor.

Bitiş: Hiç bitmesin istedim. Konsere çıkmadan önce elden ele dolaşarak bitirilen bir şişenin uzunluğu vardı bitişte. Komün ve yoldaş…

Benim için Jack Daniels Old No 7 böyle bir şey…
Uhu mu kokuyor? Tadı çok mu kötü? Ya da içilemez derecede acımsı mı? … Kimin umurunda?

Aslında iyot kokusu taşımaz ama bence biraz Kordon’dur Jack Daniels. Gençlik yıllarımın en asi gün ve gecelerinin şahididir…Satın alamadığım Jackson gitar için ağıt yaktığım gecenin ve bir sabah saat 05:00 civarı O’nun için Alsancak Kordon’dan Karşıyaka Çarşı’ya kadar yürüdüğüm günün eşlikçisidir…

Aslında deneyimli ya da deneyimsiz her viski severin Old No 7 ile vardır bir anısı ve Jack Daniel’s Old No 7 ile zamanda yolculuk mümkündür. İster buz ile “On The Rocks” , ister kola ile “Jack’n Coke”, isterseniz biraz nar ve limon suyu ile “Black Rider” nasıl tercih ederseniz edin Old No 7 geçmişin rayihalarını taşır…

Jack Daniel’s hakkında daha fazla bilgi almak isterseniz sevgili Burkay’ın Meleklerin Payı’nda kaleme aldığı özel Jack Daniel’s dosyasını okumanızı hararetle tavsiye ederim.

 

Bu yazıyı beğendiyseniz paylaşabilirsiniz

2 Comments

Yorum yapmak ister misiniz?